|
Glucosamine
Daha sağlıklı bağ dokuları ve eklemler.
Dünya nüfusunun yaklaşık %15’i bazı eklemsel sorunlarla
yüzleşir. Eklem ve Bağ dokusu rahatsızlığı, temel olarak
toplumun mevcut bir çok ferdini tehdit eden bireylerin
yaşam kalitesini bozan ve bazıların engelli olmasına
sebep olan en yaygın rahatsızlıklarından birisinir.
Lokomotor bozukluğu nedir?
Harekete eden organların hastalıklarına lokomotor
bozukluklar denir. Bu, kemik, kas, eklem, sinoviyal,
ilgili bağ dokuları, periferik kan damarları ve sinir
rahatsızlığıdır. Eklemlerin işlevleri yapıları ile
belirlenir. Belirli gereklikleri karşılanabilmesi için
ekleme ait yüzeyler- eklemsel kapsüller, bağ dokuları,
tendonlar (kasların kemiklere yapışmasını sağlayan
yapılar), kaslar ve kemikler tarafından bir arada
tutulması gerekir.
Kıkırdakların, kemiklerin, tendonların v.b ana öğeleri,
bağ dokularıdır. Bağ dokuları, temel fibriler protein
öğesi kolajen olan ekstra selüler matrisi denilen temel
maddeden oluşurlar. Bu yapının, fibriler olmayan dokusu
birlikte dokunan proteoglikan (PG), glikoproteinler (glikosaminoglikanlar
GAGs) ağından oluşur.
Bağ dokularının ve kıkırdağın fibriler olmayan kısmı
esas olarak proteoglikanlardan oluşur. Ana elemanları
hyaluronic asit ve iki düşük moleküler ağırlığa sahip (LMW)
proteindir.
Sinoviyal hücreler tarafından üretilen Hyaluronic asit
ve glikoprotein eklemsel yüzeyleri yağlayan sinoviyal
sıvının viskozitesinden sorumludur.
Yara yada iltihaplanma hücrelerin dışında yer alan
proteglikanların miktarlarını azaltır. Farklı nedenlere
sahip eklemsel şikayetlerde yapısal parçalar
değiştirilebilir, hücre işlevleri zarar görebilir.
Eklemsel hastalıkların en yaygın şekli, eklemlerin
deformasyonu ve kıkırdak hasarı ile sınıflandırılan
dejeneratif eklemsel hastalık olarak da anılan
osteoartritdir. (OA) buna genellikle romatizma (Latince
“gezgin hastalığından” türemiştir).
Osteoartrit iki farklı tip olarak ayırt edilebilir.
Birincil osteoartrit genellikle, eklem dokularının
yıpranmasının bir sonucu olarak görünüşte önceden
patolojik bir süreç olmadan 50-60 yaşlarda görülür.
Eklemlerin yıpranması ve uzun süre sağlıksız yaşam tarzı
birleşir ve temel maddenin ve kıkırdağı destekleyen
yapısal protein kolajenin deformasyonu ile sonuçlanır.
Eklem hasarında bir enzim (collagenase) serbest
bırakılır, bu da eklem öğelerinin daha fazla bozulmasına
neden olur. Yaş ilerledikçe, sağlıklı eklemsel yapıyı
onarma ve sentezleme yeteneği zayıflar.
Natüropatinin sorunu
tetikleyen faktörlerle ilgili farklı bir görüşü vardır.
Diğer medeniyet hastalıklarında da olduğu gibi, bağ
dokularının ve lokomotor organların deformasyonlarının
temel olarak yanlış diyet, hareketsiz yaşam tarzı ve
sürekli, kronik olarak stresli bir yaşam şekli ve aynı
zamanda kötümser, sıkıntılı, depresif ruh hali ile
tetiklendiği düşünülür. Bağ dokuları, zararlı madde
deposudur. Metabolik dengesizliği ve yetersiz homeostazı
belirli bir süre telafi edebilir ama uzun vadede kendisi
de hastalanır. Işte bu lokomotor bozukluklarının ve
deformasyonların beklenmedik şekilde meydana geldiği
noktadır.
Osteoartrit
ilerlemesine genellikle dikkat edilmemesinin nedeni
budur. Sıklıkla, ilk belirti sabahları eklem
tutukluğudur. Hastalık ilerledikçe, söz konusu eklemin
hareketi acı verir, ki bu da sürekli olarak hareket
edildiği zaman daha da kötüye gider ve dinlendikçe
hafifler. Genel olarak iltihaplanma belirtileri yoktur.
Özel belirtiler etkilenen ekleme bağlı olarak değişir.
Eğer ilerlemiş bir eklem rahatsızlığı ve buna bağlı
semptomlar söz konusu ise bu durumu düzeltebilmek adına
ne yapabiliriz?
CaliVita’nın yeni ürünü Glucosamine, bağ dokularının
sağlığını korumada ve sağlığına yeniden kavuşmasında
etkili bir yardım sunar. Normal olarak diyetimizde
olmayan yada yetersiz miktarlarda olan maddeleri içerir.
Glucosamine önemli miktarlarda glycosamine, chondroitin
sulphate, methylsulphonymethan (MSM), glycosaminoglycan,
hyaluronic acid complex, cetyl myristoleate (CMT),
boswellia serratadan boswellic-asit özü, keçi sakalı (Filipendula
ulmaria), ve %95 oranında zerdeçal özü, çinko ve
manganez içerir.
Glycosamine
İlavesi kıkırdağın yeniden oluşmasına yardımcı olur ve
yaygın olarak kullanılan klasik iltihap önleyici ve ağrı
kesici ilaçların aksine (NSAIDler) herhangi yan etki
olmadan ağrıyı hafifletir. Küçük moleküler boyutu GAG
sentezini harekete geçirdiği eklemsel kıkırdağa
girmesini kolaylaştırır.
Chondroitin Sulphate:
Kondroitin sülfat, moleküler ağırlığı 1400 ve 30 000
arası değişen bozulmamış ve kısmen hidrolize edilmiş
GAGların (glikozaminoglikanlar) bir karışımıdır.
Miktarını düşündüğümüzde, Hyaluronic acid (HA), bağ
dokusunun temel yapısının en önemli parçasıdır.
Olağandışı güçlü negatif elektrik yükünden ve çok yüksek
moleküler ağırlığından dolayı büyük miktarda su
tutabilir. Temel maddenin her işlevini etkiler.
Eklemlerdeki kıkırdak yüzeylerin viskozitesini ve
yağlanmasını sağlar.
Methylsulphonylmethan (MSM),
bağ dokularındaki protein sentezinde önemli bir rol
oynar. MSM eksikliği durumunda bazı amino asitler bağ
dokusunun kompleks protein molekülüne entegre olamaz ve
bu da bağ dokusu yapısının değişken ve yetersiz bir
yapıya sahip olması ile sonuçlanır.
Cetyl myristoleate (CM)
kıkırdak dokusunun yıpranmasına karşı koruma
sağlayan ve yeniden meydana getirilmesinde yer alan bir
yağ asididir.
Boswellia serrata:
Ø Güçlü iltihaplanmayı önleyici etkisi bulunmaktadır
Ø İştah açıcıdır
Ø Böbrek problemlerini (iltihaplanma, idrar kumlarını,
taşı) azaltır.
Ø Akciğer işlevlerini geliştirir, nefes alma ritmini
dengeler
Ø Öksürüğü kesen (anti-tussic) etkisi bulunmaktadır
Ø Antiseptik olarak kullanılabilir
Turmeric:
Turmeric’ten elde edilen curcumin extresi, çeşitli
eklemsel hastalıklarda güçlü iltihaplanmayı önleyen
etkilere sahiptir. Ayrıca gut hastalığı ve romatizma
için de tavsiye edilir.
Meadowsweet (Keçi sakalı)Bu
bitkisel aspirin mide için hafiftir, ilaç alımının bir
sonucu olarak gastrik ülser oluşumunu engeller. Diğer
etkilerinin yanı sıra analjezik, diuretic,
iltihaplanmayı engelleyen, aynı zamanda hem artriti hem
de romatizmayı tedavi etmek için uygundur.
Çinko: Çinko
eksikliği, depresyona eğilim, iştahsızlık, yağlı,
sivilceli risk ile sonuçlanabilir, romatizma ve selülit
(portakal kabuğu görünümündeki cilt) ve bağ dokularının
zayıflamasına karşı hassas olunmasına neden olur.
Manganez: Eksikliği
dizlerde ağrıya, kramp oluşumuna (spazmofili), işitme
engelleri, sağlıksız denge duyusu, kas seyirmeleri ve
erken yaşta “büyüme ağrısına” neden olur.
|