Aquarion su arıtıcısı

İnsanlar yüzyıllardır, belki de binlerce yıldan beri gençliğin kaynağını aramaktadırlar. Tıbbi etkileri olan bir çeşit suyu, sorunlarımıza çözüm getirebilecek ve zamanı geri götürebilecek bir hayat iksiri bulmak için çabalamaktadırlar. Bu amaca yönelik modern zamanlarda da bazı araştırmalar olmuştur fakat doğal olarak ayrık yöntemler değişti.

Su dünya üzerindeki yaşamda büyük önem taşır çünkü yaşayan organizmaların %70-98’i sudan yapılmıştır. Böylece, vücudun normal su içeriği sağlığımızı korumakta hayati önem taşır. Suyun birçok görevleri vardır: besleyici maddelerin emilimine yardımcı olur, metabolizma sırasında üretilen maddeleri eritir ve vücuttan dışarı atar, vücut ısısını sabit tutmakta önemli bir rol oynar (buharlaşma, terleme), en önemli organlarımızı korur, hücrelerin elektron ve proton düzeyini regüle eder, ve diğer birçok fizyolojik proses için vazgeçilmezdir. Bir insan yalnızca iki litre su kaybederse, susuzluktan ölür. Böylece su sadece çok önemli bir temel madde olmakla kalmaz, hassas bir dengenin de anahtarıdır.
Sadece susadığımız zaman su içmemeliyiz. Ancak su kaybettiğimiz zaman susarız. Vücudumuz büyük miktarlarda su saklayamadığı için, dışardan sürekli su almak zorundadır. Vücudun sağlık işlemlerini sürdürmek ve bunları dengede tutmak için, günde 2.5 litre su içmeliyiz (içmemiz gerekir). Bu miktar, derimizden çok miktarda su kaybettiğimizde (örneğin yaz mevsiminde veya spor ya da fiziksel bir iş yaparken) 3-4 litreye kadar bile çıkabilir. Bu nedenle uygun miktarda ve uygun kalitede su içmek son derece önemlidir.
Aquarion’u uyguladığınızda, su ilkin mekanik filtreden geçer. Bu filtre daha büyük boylarda pislikleri süzer. Bu aletin 0.01 mikron iç filtresi vardır. Bu filtre suyu virüs ve bakterilerden de temizler. Bunun yanı sıra, turmalin kısmı, bu mineralin kendine özgü özellikleri dolayısıyla suyu iyonlarla zenginleştirir. Filtreden geçirildikten sonra su iyonize olur. Bu, iki elektrot arasındaki titanyum-platin hazne içinde yapılır. İki elektrot ile haznenin iç kısmı özel bir zarla ayrılmıştır. Cihazı kendimiz ayarlayabilir ve değişik maksatlara yönelik olarak sonradan kullanmak üzere suyun asidik alkalin niteliği konusunda karar verebiliriz.
 

Böylece Aquarion’un kendine özgü bir karakteristik niteliği vardır: suyu asidik ve alkalin suya ayrıştırabilir. Bu konudaki araştırmalar Japonya’da ve önceki Sovyetler Birliğinde yaklaşık 50 yıl önce başlatılmıştır. Bitki ve hayvanlarla yapılan deneylerde, giderek daha pozitif değişiklikler gözlenmektedir. Bu konu öylesine hararetlenmiştir ki araştırmalarını insanlar üzerinde de yürütmeye başlamışlar ve bunun sonuçları da tüm beklentilerin ötesine geçmiştir. Bu cihaz  musluk suyunu defalarca filtreden geçirip sonra da klordan arındırarak ve sonra da elektriksel olarak ayrıştırarak iyonize su üretir. Elektriksel su ayrıştırmasıyla su ya alkalin ya da asidik pH değerine sahip olacaktır. Bizim vücudumuz hafifçe alkalindir, böylece iyonize alkalin suyun tüketiminin zararlı etkileri yoktur, üstelik vücudun normal işlevini yapmasını da destekler. Asidik suyun ancak haricen kullanılmasına izin verilir. Biz bunu aynı zamanda bazı yüzeyleri kimyasallar kullanmadan dezenfekte etmek için de kullanabiliriz.  
 

İyonize su, vücut tarafından özgün biçimde kullanılır. H2O molekülleri  suda birbirine yapışır. Birbirine yapışan bu moleküller kümeler olarak adlandırılır. ‘Geleneksel” suda bir küme 12-18 su molekülünden oluşuyorken, iyonize suyun sadece 6 su molekülüne sahip heksagonal kümelerden oluşmuştur. Bu daha küçük ‘yapı’, suyun hücreleri içine girilmesini, ‘normal’ sudan çok daha kolay hale getirir. Suyun bu küme yapısı iyonizasyon sırasında oluşmuştur. Bu şekilde suyun, su ile karıştırarak bileşim meydana getirme kabiliyeti altı kat daha fazladır daha kolay emildiği için, hücrelere daha kolay nüfuz eder, yani daha kolay kullanılır.
 

İyonize alkalin suyun etkileri:
Tarafımızdan tüketilen çoğu gıda maddeleri organizmamızı asidik hale getirir. Bu etki gıda endüstrisinde ve bazı ilaçlarda kullanılan belirli katkı maddeleri ile yoğunlaştırılır. İdeal durum, vücudumuzun telafi edebildiği, yani yeterince alkalin depolayabildiği durumdur. Aksi halde asidifikasyon vücutta istenmeyen bir etki doğurabilir, ki bu da bir müddet herhangi bir gözle görülür soruna yol açmazken yıllar sonra birçok sağlık sorununun nedenini oluşturabilir. Bunun nedenlerinden biri vücudun bunu telafi etmesi etmek için büyük miktarlarda mineral kullanmasıdır. İyonize alkalin su organizmayı mükemmel biçimde alkalize eder, vücudumuzun asit-alkalin dengesini sağlıklı biçimde korumaya yardımcı olur. Alkaline suyun moleküllerinde, negatif şarj dominanttır (bir O ve bir H molekülü, OH-), böylece vücudumuzdaki şarj-eksikliğinden arınmış serbest radikalleri bağlamak için uygundur.  Serbest radikaller tek sayılı elektronlar içeren kararsız moleküllerdir. Bunlar Çift sayılı durumu tekrar oluşturmak için çabalarlar. Toplanan serbest radikaller çevredeki dokuların hücrelerinden elektronlar oluştururlar ve bu nedenle hücre duvarlarının yapıları hasar görür. Böylece alkalize suyun mükemmel bir antioksidan etkisi de olup, bununla hücrelerimizin serbest radikallerin zararlı etkilerinden korunmasını teşvik eder.  
İyonize su kullandığımızda, negatif iyonlarla dolu, bir deniz kıyısı veya şelaleye benzer özel bir madde oluşur, ve herkes tarafından bilinmektedir ki bunların vücudumuz üzerinde yararlı etkileri vardır. Bu şartlar altında bizim doğal savunma sistemimiz aktive olur, güçlenir, böylece çabuk hasta olmayız, ve mevcut enerji durumu mümkün olan en üst düzeye erişir.
 

İyonize asidik suyun karakteristik özellikleri:
Biz iyonize asidik suyu basit olarak cihazın ayarlarını değiştirerek üretebiliriz. Haricen tene uygulanan İyonize asidik suyun yararlı etkisi vardır. Ayaklarında ve ayak tırnaklarında mantar olan kişilere çok iyi gelir (ayaklarınızı iyonize asidik suya günde 30 dakika süreyle sokunuz). Japonya’da bu, yanık deri yüzeylerini ve yaraları tedavi etmek için kullanılmaktadır çünkü uygulama yapılan insanların daha çabuk iyileştiği anlaşılmıştır.    
İyonize su nezle veya grip nedeniyle tıkanmış burunları da açar, aynı zamanda da polen alerjisi nedeniyle mukus zarının iritasyonunu önemli ölçüde azaltır. Kadınların vajinal lavajı için de mükemmeldir.  
Öte yandan, iyonize asidik suyu içmemelisiniz çünkü suyun iyonizasyon işlemi sırasında  negatif şarjlı maddeler, klor, nitrit, nitrat iyonları vb. pozitif elektrotta birikir (yani asidik solüsyonda). Bu negatif iyonlar organizmamız için zararlıdır.
Asidik su ev işlerinde olduğu kadar yüzeylerin hiçbir kimyasal kullanılmadan dezenfekte etmek için de kullanılabilir.
 

Böylece AQUARION cihazı, ağır metaller ve zehirli maddelerden arınmış, oksijen bakımından zengin, iyonize, steril, aktive edilmiş su üreten yüksek performanslı bir filtredir. Serbest radikalleri tespit etme kabiliyeti nedeniyle birçok avantajlara sahiptir. Alkalin suyun tüketimiyle, vücudumuzun asidifikasyonuna başarılı biçimde karşı koyabilir. Asidik suyu haricen uygularken, deri tedavisinde kullanmanın yanı sıra birçok hastalığın da tedavisinde kullanılabilir. Suyu uygun biçimde iyonize etmenin yanı sıra, cihazın, sağlığımızı korumamızı veya tekrar kavuşmamızı mümkün kılan içme suyu temin etmesi de önemlidir.  
 

Dr. József Kohán
Editör: Szabina Pál